geri dönmek güzel şey. ama bu sefer çok garip oldu. otobüsten indim. her zamanki gibi hiç uyuyamamıştım. en son feribottan inerken hala uyanıktım. sonra kesik kesik uyumuşum. ama ne kadar uyumuş olabilirim ki? 45 dk? her neyse otobüsten indim servise bindim. servisten indim, hadi hava aydınlık yakın mesafede taksi işgali yapmıyım yürüyim dedim. çıldırıyodum! valizim beni delirtti. tekerlekleri bozuk heralde sürekli bileğimle savaş içindeydi. dönüp durdu. tabi yolda "yürüsene be allahın cezası" diye bağıran bi deli de cabası. saatten bahsetmişmiydim? cumartesi ve sabahın yedi buçuğu. güç bela eve vardım. biraz oyalandım ve yatağıma yatıp gözlerimi kapattım.
saatimi 12'ye kurmuş olmama rağmen saat 4 gibi uyandım. ve aptal oldum. izmir'deyken gece oturup gündüz uyuduğumdan sanki izmirdeymişim gibi geldi. ya da izmir'e hiç gitmemişim de hep kendi yatağımda uyumuşum gibi. bi süre odamı izledim. bıraktığımdan farklı değildi, olması da beklenemezdi zaten ama değişik bir şey aradım. farklı. bulamadım tabiki.
sonraki saatlerim uyanmaya çalışmak, yiyecek bi şeyler bulmak ve eşya yerleştirmekle geçti.
fark ettim ki; gidip gelmeler bir şeyleri bıraktırmıyor arkamızda. kaldığımız yerden devam etmek diye bir şey yok. duran bir şey yok ki devam etsin. 1 ay öncesinden farklı değil hiçbir şey.
başım ağrıdı. her şeyin bu kadar aynı olması biraz sıkıcı. sevmedim. hüzün, mutsuzluk, boşluk hakim sadece soluduğum havada. umarım uyku düzenimdendir ve ikisi birbirini düzeltir.
o kadar çok gidip geldim ki neresi evim bilemez oldum sanırım. ve sonunda yollar arasında kayboldum. bravo bana!
4 yorum:
tek değişen insan.. evin bıraktığın gibi ama acaba sende evini bıraktığın gibi misin? deilsin az da olsa değişir insan her seferinde..
ee sanırım yine böyle bir konu hakkında kim olduğunu hatırlayamadığım marjinal bir abimiz demiş ki : "arkanda bırakmaya çalıştıkların şehirler değil kafandakilerdir, kafan senle beraber geldiği sürece hiç bir şey değişmez" çok gerçekçi dimi =)
hahah hakkaten süpermiş valla :)
Yorum Gönder