koca bi bayram geçti aradan. neler öğrendik neler.
* dünyanın en romantik cümlelerinin, hoşlanmadığımız biri tarafından bize söylenmesi oldukça can sıkıcı oluyormuş bunu öğrendik. karşımızda ki aşık olduğumuz adam olsa, bizi dünyanın en mutlu kadını yapacak o romantik sözler, anlamsız kalabiliyormuş havada. sonra da uçup gidebiliyormuş, unutulabiliyormuş.
*insan kendini aşık olmuş hissedebiliyormuş. ya da şöyle söyleyeyim, kendini aşık olmaya zorlayabiliyormuş. "aşığım işte düpedüz" diyebiliyormuş kendine zorla. sonra, onun size asla aşık olmadığını öğrendiğinizde-hissettiğinizde "yok ya aşık değilmişim galiba" diyebiliyormuşsunuz, bunu öğrendik.
* kendimize saçma sorular sorarak ve saçma cevaplar vererek hayatı çözmeye çalışıyormuşuz aslında.
-benim için mi geldi acaba?
-benim için gelse beni görmek isterdi.
-ama gördü, daha da görmek istedi aslında.
-saçmalama görmek isteseydi ortam yaratabilirdi.
-mesaj atabilirdi mesela ha?
-işte atmadığına göre? anla artık..
gibi monologlarla çözmeye çalışabiliyormuşuz bazı şeyleri. ha tabiki çözemiyormuşuz, bunu öğrendik.
*bazı dostlarımızla hiç görüşmesek bile bağlarımız kopmazken, bazıları çoktan unutulabiliyormuş. en kötüsü de o unutulanlar özlenebiliyomuş. bir mesajla, bir maille belki, yaşadıklarına dair sinyal alınmak isteniyormuş da olmuyormuş, bunu öğrendik.
* annemizin sevgisi,ilgisi,sınırı her şeyin üzerindeymiş bunu öğrendik. her şeyin ama. sanırım bu hayatta birini karşılıksız sevmek, anne olabilmekmiş.. bunu öğrendik.
öğrendik, öğrendik de n'oldu?
bi blog da saçma sapan bi yazı oldu.
bir vardı, bir yok oldu..
2 yorum:
hepsine +1.
ayrıca "he is just not that into you"
dimi yaa..
of!
Yorum Gönder